Bakıcı seçimi ve aile süreçleri hakkında sık sorulan soruların yanıtlarını inceleyin.

Çocuklarımızın İnternetten İzleyebileceği Tiyatrolar Var Mıdır?

Çocuklarınızla internetten izleyebileceğiniz 3 güzel tiyatro ;

Çocuk tiyatroları geçmişten günümüze çocukların eğitiminde ve kişisel gelişimlerinde çok önemli ve güvenilir bir yere sahip olmuştur. Birkaç saatlik zaman dilimi içerisinde çocuklara farklı dünyaların kapılarını açan,çck 1 onların kaliteli vakit geçirebilmelerine olanak sağlayan tiyatrolar, bu yönüyle anne-babaların da etkinlik listelerinin her zaman başlarında yer alması tavsiye edilmektedir. Peki tiyatronun çocuklarımıza sunduğu pozitif katkılar nelerdir;

- Çocuklara özgüven duygusu kazandırır

- Çocukların gözlem yoluyla öğrenmesini sağlar

- Korkularıyla başa çıkabilmeyi öğretir

- Eleştirel düşüncenin temellerini atar

-  Topluma sağlıklı ve faydalı bireyler kazandırır

 

İşte çocuklarınızla izleyebileceğiniz, Zorlu Performans Sanatları Merkezi, Zorlu Çocuk Tiyatrosu'ndan sahnelenmiş 3 güzel tiyatro oyunu. 

Altlarındaki linklerden bu tiyatroları Youtube üzerinden de tam olarak seyredebilirsiniz.

Lunapark Gezegeni

lunapark gezz

Şehrin tüm çocukları Lunapark Gezegeni’ne gitmek için sıraya girmişlerdir. Eğlencenin sınırsız olduğu bu gezegene gidebilmenin tek şartı hayallerini vermektir ve biri hariç tüm çocuklar da sınırsız eğlenebilmek için hayallerinden vazgeçerler; Sançoz Dedektif Holmes’in uçan arabasıyla tüm dünyayı kurtarmak için büyük bir maceraya atılacaktır. Böylece eğlence dolu Lunapark gezegeninin kapıları aralanacaktır.

Müzik, dans ve birçok sanatı bünyesinde barındıran oyunda rol alan profesyonel oyuncu ve dansçılar çocuklara sınırsız bir hayal dünyasının kapılarını açıyor.
4 yaş ve üzeri seyircisine Zorlu Performans Sanatları Merkezi Drama Sahnesi’nde perdelerini açan oyun, çocuklara hayal kurmanın ne kadar da önemli olduğunu anlatıyor. Bir müzikal atmosferinde geçen oyun, rengarenk dünyası ile çocukları sanatın eşsiz güzellikleriyle buluşturuyor. Aynı zamanda da son derece öğretici bir çok mesaj içeriyor.


Lunapark Gezegeni, Mehmet Zorlu Vakfı çatısı altında etkinlik gösteren Zorlu Çocuk Tiyatrosu tarafından “bir sosyal sorumluluk projesi olarak” sahneleniyor. Serdar Saatman’ın yazdığı ve Gaye Cankaya’nın yönettiği Lunapark Gezegeni çocuklara eğlenceli, coşku dolu bir zaman geçirmeyi vadediyor.

https://www.youtube.com/watch?v=rYxF5zPR3Xo&list=PLb8Qcgc12J4whxfCIBKi_La_wk8ze4M-i&index=1

Karlar Ülkesi

karlar

En yakın arkadaşları Kay’ı Karlar Ülkesi’nde yaşayan kötü kalpli Karlar Kraliçesi’nin elinden kurtarmak için tehlikelerle dolu bir yolculuğu göze alan Tarçın ve Gerda, amaçlarına ulaşmak için engelleri aştıkları gibi rengarenk diyarlarda her biri kendi içinde kendi mesajını barındıran mevsimleri de keşfediyor.

Müzik, dans ve birçok sanatı bünyesinde barındıran oyunda rol alan profesyonel oyuncu ve dansçılar çocuklara sınırsız bir hayal dünyasının kapılarını açıyor.

4 yaş ve üzeri seyircisine Zorlu Center PSM Drama Sahnesi’nde perdelerini açan oyun, her mevsimin kendine özgü dokusunu tüm renkleriyle sergilerken çocukların yaşadıkları dünyayı anlamasına ve anlamlandırmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Karlar Ülkesi, Mehmet Zorlu Vakfı çatısı altında etkinlik gösteren Zorlu Çocuk Tiyatrosu tarafından “bir sosyal sorumluluk projesi olarak” sahneleniyor. Özlem Saraç’ın Hans Christian Andersen’in “Karlar Kraliçesi” masalından yola çıkarak yazdığı ve Gaye Cankaya’nın yönettiği Karlar Ülkesi; çocuklara dostluğun önemini anlatırken doğa sevgisini de aşılıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=3QBs0XS1A4Y&list=PLb8Qcgc12J4whxfCIBKi_La_wk8ze4M-i&index=3

Kurbağa Prens

kurba

Bir kurbağa, iyi kalpli bir prensesin arkadaşlığıyla bir prense dönüşür mü? Prenses, aradığı arkadaşlığı bir kurbağada bulur mu? Grimm Kardeşler’in sımsıcak duygulu ve dünyaca ünlü masalı Özlem Saraç'ın uyarlaması ve Gaye Cankaya'nın yönetimiyle sahneleniyor.

https://www.youtube.com/watch?v=RsrVIMfiyu4&list=PLb8Qcgc12J4whxfCIBKi_La_wk8ze4M-i&index=2

Çocuklarımızla Evde Oynayabileceğimiz Oyunlar Nelerdir?

Çocuklarınızla Birlikte Evde Kolaylıkla Oynayabileceğiniz 10 Geliştirici Oyun

çck 1

Çocuklarınızla oyun oynayın, onların ellerini tutun, onlara dokunun, onları öpün.. Çocuklarınızı telefona, tablete, TV'ye esir etmeyin. İşte çocuklarınızla birlikte evde vakit geçirmek isterseniz onlarla oynayabileceğiniz ev oyunları serisi.

Tüm gününü evde geçiren çocuklara çeşitli oyun alternatifleri sunulmazsa çocuklar televizyon ve bilgisayar karşısına geçmekte ve tüm vaktini burada geçirmektedir. Anne-babalara düşen görevse çocuklarla etkileşimin, iletişimin ve öğrenmenin olduğu yeni yeni oyunlar oynamaktır. Bugün sizler için evde oynanan oyunlar üzerine bir içerik hazırladık. Hazırladığımız bu içerikle birlikte evde çocuk oyunları fikirleri arıyorsanız artık zorluk çekmeyeceksiniz. 

1. HAYDİ BENİM GİBİ YÜRÜ

asa

Hangi Yaş Grubu için Uygundur: 4 yaş ve üzeri

Kaç Kişi ile Oynanır: 2 kişi ve üzeri

Oynamak için Neler Gerekir: Materyal gerekmez

Nasıl Oynanır: Her bir çocuktan bir taklit yürüyüşü yapması istenir. Yürüyüşü yapan çocuk bu yürüyüşü başarılı bir şekilde yaparsa diğer arkadaşlarına alkışlatılır. Çocuklardan aşağıdaki yürüyüşleri taklit etmesini istenebilir. Yeni taklitler eklenebilir.

İhtiyar adam yürüyüşü: Sırt kamburlaştırılır, baş öne bükülür, elde baston varmış gibi yavaş yavaş yürünür.
Dalgın adam yürüyüşü: Öne çapraz adım atılarak dengesiz yürünür.
Cüce yürüyüşü: Dizler tam bükülür, baş omuzlar arasına gömülür, kollar aşağıya sarkıtılır. Böylece yürünür.
Robot yürüyüşü: Vücut gergin, dizler ve kollar bükülmeden yürünür kollar öne ve geriye sopa gibi sallanır.
Dev yürüyüşü: Kollar yukarı kaldırılır. Ayakuçları üzerinde yükselerek yürünür.

Ördek Yürüyüşü...vb.

Çocuğa Neler Kazandırır:Gözlem ve bedeni daha iyi kullanma becerilerini geliştiren bir oyundur.

2. SICAK-SOĞUK

df

Hangi Yaş Grubu için Uygundur: 4 yaş ve üzeri

Kaç Kişi ile Oynanır: 2 kişi ve üzeri

Oynamak için Neler Gerekir: Saklanabilecek ölçüde küçük bir nesne.

Nasıl Oynanır: Oyuncular arasından bir ebe seçilir. Saklamak için bir nesne seçilir. Ebe oyun alanının dışına çıkartılıp geride kalanlarla birlikte bu nesne saklanır. Ebenin görevi bu nesneyi bulmaktır. Ebeyi, diğer çocuklar nesneye yaklaştığında “sıcak” nesneden uzaklaştığında ise “soğuk” diyerek yönlendirirler. Ebe nesneyi bulunca kendi istediği birisini ebe seçer. Ebeye beli bir süre verilerek de oynanabilir. Büyük çocuklarda aynı anda saklanan nesnelerin sayısı arttırılabilir.

Çocuğa Neler Kazandırır:Mesafe algısı, dikkat ve yönergeleri değerlendirip sonuca ulaşma becerilerini geliştirir.

3. YATTI KABAK, KALKTI PATLICAN

kj

Hangi Yaş Grubu için Uygundur: 4 yaş ve üzeri

Kaç Kişi ile Oynanır: 5 kişi ve üzeri

Oynamak için Neler Gerekir: Materyal gerekmez.

Nasıl Oynanır: Kalabalık grupla oynanan eğlenceli bir oyundur. En az beş kişiyle oynanabilen bu oyunda herkesin komik özel bir adı olur. Örneğin oyunculardan birinin adı kabak, ikincinin patlıcan, üçüncünün havuç, dördüncün fasulye, beşincinin salatalık olabilir. Diyelim ki oyunu Kabak başlattı. Öbür oyuncular dizüstü oturmuş, başlarını yere dayamıştır. Kabak arkadaşlarının birinin örneğin patlıcanın adını söyler. “Yattı kabak, kalktı patlıcan” der. Patlıcan başını kaldırırken kabak başını yere dayar. Bu kez Patlıcan, “Yattı patlıcan, kalktı havuç” der. Gittikçe oyun hızlanır.

Çocuğa Neler Kazandırır: Dikkat ve kaba motor becerilerini geliştirir.

4. UÇTU UÇTU, KUŞ UÇTU

şş

Hangi Yaş Grubu için Uygundur: 4 yaş ve üzeri

Kaç Kişi ile Oynanır: 5 kişi ve üzeri

Oynamak için Neler Gerekir: Materyal gerekmez.

Nasıl Oynanır: Bu oyun evlerde, sınıflarda oynanabilen bir oyundur. Oyuncular halkalanıp bir masanın çevresinde otururlar. Oyunun ebesi seçilir ve ebe tüm çocukların karşısında yer alır. Ebe, “Uçtu uçtu kuş uçtu!” diyerek parmağını havaya kaldırır. Ebe uçabilen bir şey söylediği için herkesin parmağını kaldırması gerekir. Ebe, bir de uçamayan bir şey örneğin tavuğu söyleyip, “Uçtu uçtu tavuk uçtu!” diye bağırarak parmağını havaya kaldırır. Ancak tavuk uçmadığı için diğer oyuncuların parmağını kaldırmaması gerekir. Oyunda yanılıp da parmağını kaldıran oyuncu oyun dışı kalır.

Çocuğa Neler Kazandırır: Dikkat becerisini geliştirir.

5. BOM-FİZ

wer

Hangi Yaş Grubu için Uygundur: 10 yaş ve üzeri

Kaç Kişi ile Oynanır: 2 kişi veya üzeri

Oynamak için Neler Gerekir: Materyal gerekmez.

Nasıl Oynanır: Oyuncular halka halinde dizilirler. İçlerinden biri “1” diye saymaya başlar, yanındaki oyuncu “2”, onun yanındaki “3” şeklinde saymaya devam ederler. 5’e gelen oyuncu “BOM” der. Oyun kuralı gereği 5 ve 10’un katlarında BOM denir. 6 sayısından sonra ise 7’ye “FİZ” denir. Kural gereği 7, 14, 21, 28 gibi 7’nin katlarında “FİZ” denir. Örneğin, “1-2-3-4-BOM-6-FİZ-8-9-BOM,11, 12, 13, FİZ…” şeklinde devam eder. Oyunda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; 5 ve 7’nin ortak katları olan sayılarda (yani 35, 70, 105 gibi) “BOM-FİZ” denilmesidir. “BOM”, “FİZ” veya “BOM-FİZ” demek yerine sayısının kendisini söyleyen oyuncu yanar ve oyundan çıkar. Oyuna 1’den başlayarak 100 kadar devam edilebilir. İstenilirse daha yukarı sayılara kadar oynanabilir.

Çocuğa Neler Kazandırır:Dikkat ve işlem yapabilme becerilerini geliştirir.

6. ARTAN BENZETMECE

lkj

Hangi Yaş Grubu için Uygundur: 10 yaş ve üzeri

Kaç Kişi ile Oynanır: 2 kişi

Oynamak için Neler Gerekir: Materyal gerekmez.

Nasıl Oynanır: Bu oyun, klasik benzetmece oyununun temel kurallarını içerir. Yani son harf ile oyuncular birbirini başka bir nesneye, isme veya hayvana benzetir. İlk oyunca seni “Oka benzettim” derse diğer oyuncu ok, “k” ile bittiği için “k” ile başlayan bir şey seçer ve rakibini ona benzetir. “Ben de seni kediye” benzettim diyebilir. Diğer oyuncu bu sefer rakibini kedinin son harfi olan “i” ile bir şeye benzetir. Artan benzetmece oyunundaki fark, oyuna en düşük harf sayısındaki kelime ile başlanmasıdır. Meselâ iki harfli ‘Ok’ kelimesinden başladık diyelim. Bir sonraki kelime ‘K’ harfi ile başlayacak ve üç harfli olacaktır. Meselâ ‘Koç’ söylenebilir. Bu sefer de ‘Ç’ ile başlayacak dört harfli bir kelime söylenmelidir. Meselâ ‘Çıra’ kelimesini söyleyebiliriz. Oyun, en fazla harfli kelimeye ulaşıncaya kadar devam eder. Yine klasik benzetmece oyunundaki gibi sonu ‘Ğ’ harfi ile biten kelime söyleyen oyunu kazandığı gibi ulaşılan harf sayısına uygun kelime bulamayan oyunu kaybeder.

Çocuğa Neler Kazandırır: Hızlı ve çeşitli düşünmeyi geliştirir.

7. SESLİ HARF DEĞİŞTİRMECE

bnm

Hangi Yaş Grubu için Uygundur: 8 yaş ve üzeri

Kaç Kişi ile Oynanır: 2 kişi

Oynamak için Neler Gerekir: Materyal gerekmez.

Nasıl Oynanır: Bu oyunda günlük hayatımızda kullanılan kelimelerdeki sesli harfler seçilen başka bir sesli harfle söylenmeye çalışılır. Meselâ, oyunculardan birinden haftanın günlerini sadece ‘e’ sesli harfini kullanarak sayması istenir. Doğru söyleyip söyleyemediği kontrol edilir. Yani oyuncunun Pazartesi kelimesini Pezertese, Salı’yı Sele, Çarşamba’yı Çerşembe gibi söylemesi gerekir. Bu oyunda yılın ayları, sebzeler veya başka kelime grupları kullanılabilir.

Çocuğa Neler Kazandırır: Hızlı ve çeşitli düşünme becerilerini geliştirir.

8. DEVE-CÜCE

lş

Hangi Yaş Grubu için Uygundur: 4 yaş ve üzeri

Kaç Kişi ile Oynanır: 2 kişi ve üzeri

Oynamak için Neler Gerekir: Materyal gerekmez.

Nasıl Oynanır: Oyunu yönetecek kişi çocukları karşısına toplar. Oyuncular ayakta durur. Yöneticinin ‘Deve’ dediğinde çocukların ayakta durması, ‘Cüce’ dediğinde ise çömelmesi gerekir. Bu yönergeleri verirken zaman zaman yönetici ‘Deve’ komutunu verdiğinde çömelerek karşısındaki çocukları yanıltmaya çalışır. Yönergenin tersini yapan oyuncu oyun dışı kalır. En son kalan çocuk oyunu kazanır.

Çocuğa Neler Kazandırır: Kaba motor becerilerini geliştirir.

9. DİKKAT, DİKKAT

fjhfhj

Hangi Yaş Grubu için Uygundur: 6 yaş ve üzeri

Kaç Kişi ile Oynanır: 2 kişi

Oynamak için Neler Gerekir: Materyal gerekmez

Nasıl Oynanır: Bu oyunda amaç çocukla birlikte hikâye kurgulamaktır. Bunun için oyunu oynayacağımız çocuktan ilk önce yer, zaman ve bir kahraman seçmesi istenir. Çocuk “evde olsun”, “gece, yaz, kış olsun”, “kahramanı bir aslan olsun” diyebilir. Bundan sonra yetişkin bunların içinde yer aldığı bir hikaye başlatır. Çocuktan hikâyeyi dikkatli bir şekilde takip etmesi istenir. Hikâyenin sonunda konunun içinden bazı sorular sorulacağı, doğru cevaplar vermesi gerektiği söylenir. Yetişkin, çocuğun seçtiği yer, zaman ve kahraman le birlikte hikâyenin girişini yapar. “Bir varmış bir yokmuş mevsimlerden yazmış. Evde yaşayan bir aslan varmış” gibi. Daha sonra çocuk hikâyeyi devam ettirir. Zaman zaman yetişkin hikâyeyi zenginleştirecek (hayvanlara, yerlere isim verdirerek, yeni kahramanlar, renkler ekleyerek) katılımlarda bulunabilir. Belli bir yerden sonra hikâye sonlandırılır. Ve çocuğa hikaye ile ilgili sorular sorulur. Meselâ; hikâyede hayvanlar varsa onların sayısı, birden fazla çocuk varsa onların isimleri, kıyafet renkleri gibi sorular sorulabilir.

Çocuğa Neler Kazandırır: Hayal gücünü ve dikkati geliştirir.

10. SELAM SÖYLE

asdfgh

Hangi Yaş Grubu için Uygundur: 10 yaş ve üzeri

Kaç Kişi ile Oynanır: 5 kişi ve üzeri

Oynamak için Neler Gerekir: Materyal gerekmez

Nasıl Oynanır: Oyuna başlamak için oyuncular halka olur. Her şeyden önce oyuncuların kendilerine komik birer isim seçmesi gerekir. Bu isimler şunlar olabilir: Neettin, Ayıbettin, Kaybettin, Söylettin, Kaçıverdin. Herkes adını seçtikten sonra kendini tanıtır. Arkadaşlarının adını iyice öğrenmesine yardımcı olur. Oyun düzenli olarak, kendinden bir önceki kişi ile kendisinden sonra gelenle ondan sonra gelenin adı söylenerek oynanır. Diyelim ki oyunu Neetin isimli oyuncu başlatıyor. Oyunu başlatan sağındakine adıyla seslenir:

  • Ayıbettin efendi (veya hanımefendi de olabilir)

  • Efendiiim

  • Kaybettin efendiye söyle Kaçıverdin efendinin (solundakinin adını söylüyor) ona selamı varmış.

  • Söz Ayıbettin’de:

  • Kaybettin efendi!

  • Efendiiim.

  • Söylettin efendiye söyle, Neettin Efendi’nin ona selamı varmış.

Oyun yanlışlar yapıldıkça gülüşerek, yanlışlar düzeltilerek devam eder. Biraz sonra artık herkes birbirinin adını öğrenmiş olacağından oyun yanlışsız olarak eğlenceli bir şekilde turlanır.

Çocuğa Neler Kazandırır: Dikkat ve hafıza becerilerini geliştirir.

 

NOT: Bu içerik Pedagoji Derneği tarafından hazırlanmış olup çocuklarınızın fiziksel ve ruhsal gelişimi açısından değerlendirmeleri yapılmıştır. Daha kapsamlı bilgi için Pedagoji Derneği'nin websitesini ziyaret edebilirsiniz.

Çocuklarımıza Korona Virüsü Nasıl Anlatmalıyız ?

Son günlerde Koronavirus (COVID-19) hakkında duyduklarınızdan bunalmış olmanız çok olası.. Çok anormal bir dönemden geçiyoruz. Bu durumda çocuklarınızın da endişeli hissetmesi son derece anlaşılabilir bir durum. Çocuklarınız belki konu hakkında hiç konuşmuyorlar fakat kendi içlerinde fırtınalar kopuyor olabilir. Yani sessiz de olsalar olan biten her şeyin farkındalar ve kendilerine göre anlamlandırıp kaydediyorlar. Bu süreçte çocuklar televizyon, internet gibi ortamlardan duyduklarını anlamakta zorlanabilir, böylece kaygı, stres ve üzüntü duygularına karşı savunmasız kalabilirler. Bu konuda çocuklarınızla açık, destekleyici bir konuşma yapmak, hem başkalarını anlamalarına yardım eder, hem de bu durumla daha iyi başa çıkmalarını sağlar. İşte size yardımcı olacak çocuklarınızı korumak ve rahatlatmak için sekiz ipucu:

1- UCU AÇIK SORULAR SORUN VE ONLARI DİNLEYİN

1

Konuşmanıza çocuğunuzu ‘sorun’ hakkında konuşmaya davet ederek başlayın.Konu hakkında neler bildiğini öğrenmek için özgürce konuşmasına ve konuşmaya onun liderlik etmesine müsaade edin. Bir şeyler çizmek, boya yapmak, hikayeler okumak ve diğer etkinlikler ‘konuşma fırsatı’ yaratmak için yardımcı olabilir. Tüm dikkatinizi vererek onları dinlediğinizi gösterin. İstediklerinde sizinle salgın ve virüs hakkında konuşabileceklerinden emin olsunlar.

2- DÜRÜST OLUN, YAŞÇA UYGUN BİR DİLLE ONLARA GERÇEKLERİ ARKADAŞÇA AÇIKLAYIN

2

Çocukların dünyada neler olup bittiğini öğrenmeye hakkı vardır fakat bunu yaparken onları sıkıntıdan ve stresten korumak da yine biz yetişkinlerin sorumlulukları arasındadır. Onlarla konuşurken yaşça uygun bir dil kullanmalı, tepkilerini izlemeli ve kaygı/telaş seviyelerine karşı hassas olmalısınız.

3- Kendilerini ve Arkadaşlarını Nasıl Koruyacaklarını Gösterin

3

Çocukları koronavirüs ve diğer hastalıklardan korumanın en iyi yollarından biri, onları düzenli «el yıkamaya» teşvik etmektir. Korkutucu ve sıkıcı bir konuşma yapmak yerine; «şarkı söyleyerek» ya da «dans ederek» daha eğlenceli şekilde anlatabilirsiniz. Çocuklara, öksürdüklerinde ve hapşırdıklarında dirseklerini kullanarak ağızlarını kapatmaları gerektiğini ve bu tür semptomlar taşıyan insanlarla aralarına bir mesafe koymaları gerektiğini anlatmalısınız. 

4- GÜVENCELER SUNARAK İÇİNİ RAHATLATIN

4

TV ve internette koronavirüs hakkında gördüğümüz fotoğraflar ve okuduğumuz haberlerden çocuklar da olumsuz etkilenirler. Çocuklar ekrandaki görüntüler ile kendi kişisel gerçeklikleri arasında ayrım yapamayabilir ve tehlikede olduklarına inanabilirler. Eğer çevrenizde koronavirüs vakası varsa, çocuğunuza koronavirüse yakalanma risklerinin az olduğundan ve alınması gereken tedbirlerden bahsedebilirsiniz. Ayrıca çocuklara, tedavinin bulunması için birçok bilim insanının çalıştığını ve dünya genelinde bu virüsün yayılmasını engellemek için önlemler alındığını hatırlatabilirsiniz.

5- Çocuklar Arasında Önyargıların Oluşup Oluşmadığını Kontrol Edin

5

Koronavirüsün Çin’de ortaya çıkması ve bunun bu şekilde ifade bulması ile birlikte insanlar ve çocuklar arasında ayrımcı hislerin uyanmış olması olasıdır. Bu yüzden bazı kesimden çocuklar, özellikle fiziksel farklılıklar taşıyanlar, okullarda zorbalığa maruz kalabilirler. Ebeveyn olarak çocuklarınızın zorbalığa uğrayıp uğramadıklarını ya da başvurup başvurmadıklarını araştırmalısınız. Çocuklara koronavirüs için bir insanın neye benzediğinin, nereden geldiğinin veya hangi dili konuştuğunun önemli olmadığını açıklayın. Çocuklarınıza herkesin okulda güvende olmayı hak ettiğini hatırlatın.

6- ONLARA YARDIM EDEBİLECEK KİŞİLER OLDUĞUNU HATIRLATIN

6

Çocuklar, insanların birbirlerine nezaket ve cömertlikle yardım ettiğini bilmeliler. Salgını durdurmak ve toplumu güvende tutmak için çalışan sağlık çalışanları, bilim insanları ve gençlerin yaptıklarını onlarla paylaşın. Şefkatli insanların olduğunu bilmek onları büyük ölçüde rahatlatacaktır.

7- KENDİNİZE GÖZ KULAK OLUN

7

Eğer bu durumla siz başa çıkabilirseniz çocuklarınıza da daha iyi yardımcı olabilirsiniz. Çocuklar kendi cevaplarını ortamdan toplayacaktır. Çocukların, sizin sakin olduğunuzu ve durumun kontrolünüzde olduğunu bilmesi onlara yardım eder. Eğer kaygılı ve üzgün hissederseniz kendinize zaman tanıyın ve diğer aile üyelerinize, arkadaşlarınıza veya çevrenizde güvendiğiniz insanlara ulaşın. Bunu bir süre yapmak, sizin rahatlamanıza ve toparlanmanıza yardımcı olacaktır.

8- SOHBETLERİNİZİ DİKKATLİCE VE İLGİYLE SONLANDIRIN, KAPANIŞLAR ÖNEMLİDİR

8

Çocukları bir sıkıntı durumunda bırakmadığımızı bilmek önemlidir. Konuşmanız sona erdiğinde, normal ses tonlarını kullanıp kullanmadıklarını veya nefes alış verişlerini kontrol ederek kaygı düzeylerini ölçmeye çalışın. Çocuklarınıza, istedikleri zaman sizinle başka zor konuşmalar yapabileceklerini hatırlatın. Onlara önem verdiğinizi, dinlediğinizi ve endişe duyduklarında yanlarında bir destekçi olarak hazır bulunduğunuzu hatırlatın, bilsinler.

UNICEF Australia'nın Mart 2020'de yayınlanan "how-to-talk-to-your-children-about-coronavirus" makalesinden derlenmiştir.*

Filipinlilerin hijyen ve temizlik hassasiyetleri nasıldır?

Filipinliler fakir olmalarına mukabil millet olarak temizliklerine özen gösterirler. Adaylarımız ise çoğunlukla yabancı aileler ile çalışmış tecrübeli adaylardır. Dolayısıyla temizlik ve hijyen noktasında ailelerinden ve özellikle iş tecrübelerinden öğrendikleri ile sizi memnun edeceklerdir.

Filipinliller evini barkını bırakıp bu kadar uzağa neden geliyor?

Filipinler devleti çok gelişmiş olmadığı için asgari ücret 300$ civarında ve fakirlik çok yaygın. Bundan dolayı insanlar üniversite bitirseler bile iş bulmakta zorlanıyorlar veya çok düşük maaşlarla çalışmak zorunda kalıyorlar. Kalabalık ailelerinde ihtiyaçlarını bu maaşlarla karşılamaları çok zor. Dolayısıyla daha yüksek maaşla çalışabilecekleri bu işler Filipinliler için çok cazip olmakta.

Bulduğunuz adaylara tanımadan nasıl referans oluyorsunuz?

Öncelikle adaylarımız bulundukları ülkeden sabıka kaydı ve sağlık raporu alarak gelmektedir. Bu bir aşamada adayın geçmişinin temiz olduğunu gösterir. Daha sonra biz adaylarla ön görüşme yaparak adayları tanımaya çalışıyoruz. Bu görüşmede mümkünse adayların geçmiş işverenlerine ulaşıp onlarla görüşüyoruz. Fakat bu her zaman mümkün olmayabiliyor. Adayların aileleri veya varsa bu şekilde çalışan yakın akrabaları ve onların işverenleri ile görüşüp ailevi olarak güvenilirliklerini sorguluyoruz.

Bunlara ek olarak adayların geçmişte çalıştığı ülkeleri pasaportlarından kontrol etmekte mümkündür. Sosyal medya hesaplarını kontrol vb. araştırmalarda yapmaktayız. Son olarak adaylara sizinle video görüşmesi yaptırarak, adaylar hakkında son kararı size bırakıyoruz. Tüm bunlardan sonra olumlu yaklaştığınız adaylar ile işlemleri başlatıyoruz.

Adaylara bugün karar versek ne kadar sürede işe başlayabilirler?

Türkiye’den tercih ettiğiniz adaylar hemen işe başlamaya hazırdırlar. Filipinler’den tercih edeceğiniz adaylar ortalama 5 hafta içerisinde, diğer ülkelerden tercih edilen adaylar ise ortalama 4 hafta içerisinde işe başlayabilirler. Bu sürelere resmi tatiller dahil değildir.

Adaylarınız Türkiye’ye Yasal İzinleri İle mi Gelmekte?

Evet. Adaylarımız Türkiye’ye çalışma vizesi ile giriş yapmakta ve adaylar  Çalışma İzni ile sizinle çalışacaklar. Çalışma İzinlerini ÇSGB tarafından, vize çıktıktan sonra sizin adresinize gönderilmektedir.

Belirtilen işveren maliyetlerine ek herhangi bir ödeme olacak mı?

Belirtmiş olduğumuz işveren maliyetleri, sizin adayınıza karar vermenizden başlayarak adayınız evinize girmesine kadarki süreçte geçerli olan tüm masrafları kapsamaktadır. Bunun içerisine vize, uçak bileti, hizmet bedeli ve diğer masraflar dahildir. Yani anahtar teslim fiyatlar diyebiliriz.

Tamam. Filipinli bakıcı işe almaya karar verdim. Adayı Türkiye’dekilerden mi seçmeliyim, yoksa yurt dışında yeni birisini mi getirtmeliyim?

Bunun için net bir şey söylemek zordur. Ancak bazı değerlendirme kriterleri belirleyerek duruma ve kişiye göre tercihlere yön verebiliriz. Öncelikle Türkiye ve yurt dışındaki bakıcılar için artı ve eksileri yazalım.

Türkiye’den bulacağınız Filipinli Bakıcı için artılar:

Eski işvereni Türkiye’dedir ve daha kolay ulaşılabilir. Böylece aday hakkında yorum alabileceğiniz bir referans olur.

Yüzyüze görerek adayla daha iyi mülakat yapabilme fırsatınız olur.

Yüksek maliyetlerden kurtulmuş olursunuz

Türkiye’den bulacağınız Filipinli Bakıcı için eksiler:

Yasal izni olan aday sayısı çok azdır.

İy seviyedeki adaylar genellikle işverenleriyle uzun süre çalıştığı için, sizin karşılaşabileceğiniz aday profili genellikle işverenin kendisinden memnun olmadığı veya kendi isteğiyle işverenden ayrılmış adaylar olacaktır.

Buradaki adayların beklentileri yüksek oluyor ve işveren değişikliğine alışmış olabiliyorlar. Buda süreklilik açısından sıkıntı oluşturabiliyor.

Genellikle yüksek maaş talepleri ediyorlar. En düşük 800$ ve genellikle 900$ ve üzeri maaş talep ederler.

İş seçerler ve buda verimliliği düşürür.

Uzun süren doğru adayı bulma aşaması.

Yurt dışından tercih edilen adayların artıları:

Genellikle işe ihtiyacı olan adaylar olduğu için daha çalışkan olurlar.

Beklentileri Türkiye şartlarının altında olduğu için memnuniyetsizlik yaşamazlar.

Daha düşük maaşı kabul edebilirler. 700$ maaşı rahatlıkla kabul edebilirler.

Daha çok aday arasından tercih yapabilecek olursunuz. Böylece daha fazla kriter talebinizde olumlu netice alırsınız.

Adaylar çalışma izni ile gelecek oldukları için yasal olarak herşeyi tam olur.

Daha kısa sürede aday bulabilme.

Yurt dışından tercih edilen adayların eksileri:

Adayla yüzyüze görüşme fırsatınız olma. Görüntülü aram ile adayı görüp tanırsınız.

İşveren maliyeti yurt içi adaylara göre daha yüksek olur.

Referans kişilere ulaşmada zorluk yaşanabilir.

4-6 hafta arası süren geliş süreci.

 

Tüm bu bahsettiklerimiz yaşanılan tecrübeler neticesinde ortaya çıkan yorumlardır. Tabiki her zaman en çok talep edilen yurt içinde bir aday bularak hemen işe başlamak ve daha az harcama yapmaktır. Ancak işverenler Filipinli Bakıcı arayışına girdiklerinde evdeki hesabın çarşıya çokda uymadığını görüyorlar. Yukarıda sıraladığımız sebeplerden ötürü yurt içinden uygun adayı bulmak hiç de kolay olmuyor. Dolayısıyla yurt dışı adaylar içerisinden hızlı tercih yaparak vize sürecini başlatmak zaman açısından daha avantajlıdır. İş verenleri yurt içinden aday bulmaya iten sebeplerden bir diğeride maliyetler. Kıbrıs’tan tercih edilen bir adayın iş verene maliyeti 1250$, Filipinler’den tercih edilen bir adayın iş verene maliyeti 2500$ ve diğer ülkelerden tercih edilen adayların iş verene maliyeti 1500$dır. Her ne kadar Filipinler maliyeti yüksek görünsede yüksek kalitede başka bir ülkeden tercih edeceğiniz aday ile 900$’a anlaşaılabilecekken, Filipinler’deki aynı kalitedeki bir adayla 800$ veya daha az bir rakama anlaşabilirsiniz.

Görüleceği üzere ilk başta 1000$ fazla ödemiş olursunuz ama 1 sene içerisinde 1200$ daha az ödersiniz. Üstelik Filipinler maliyetinin içerisinde Red Ribbon(Hizmetler bölümünde detaylı bilgi mevcut) masrafı dahildir. Adayınız Filipinler’e yıllık izni için gideceği zaman Red Ribbon kontratını yaptırmanız zorunludur. 450$ da bunun için ödeyeceğinizi düşünürsek, Filipinler’den tercih edilen bir adaya, 2 sene içerisinde Türkiye’den tercih edilen adaylara göre en az 1300$ dolar daha az ödemiş olursunuz ve diğer ülkelerden tercih edilen adaylara görede 1800$ daha az ödemiş olursunuz. ( Bu rakamlar güncel fiyatlara ve ülkelere göre değişiklik gösterebilir)

Özbek, Kırgız yada Kazak bakıcılar 500$’a çalışıyorlar. Neden 800$ bir Filipinli’ye vereyim ki?

Diğer milletlerden olanlara iyi değil diyemeyiz. Ancak Filipinli bakıcılar, bu işi yapabilmek için yukarıda da bahsettiğimiz gibi eğitim alıyorlar ve bu işde tecrübeliler. Üstelik sizin için özel bir İngilizce öğretmeni görevi de yapmaktadırlar. Dünya genelinde pek çok ülkede Filipinli Bakıcılarla karşılaşmanız mümkün. Bunun en önemli sebebi de işlerine verdikleri önem ve çalışkan olmalarıdır.

Türkiye’de Asgari ücret 400$ civarında iken Filipinli bakıcılar neden 800$ istiyorlar?

Bunun birkaç sebebi var. Birincisi Filipinler Ankara Kosolosluğu, her sene Filipinli İşçi çalıştırma yönetmeliği yayınlar. Bu yönetmeliğe göre Filipinli Bakıcı çalıştıracak bir işveren ona en az 800$ ücret ödemeli. İkinci sebep, her ne kadar bugün için 800$ yaklaşık 3000tl’ye karşılık gelsede, bu durum Türkiye ekonomisinden kaynaklıdır. Çünkü çok değil üç sene öncesine gittiğmiz zaman 1$ 1,75tl civarında idi. Buda 800$’ın yaklaşık olarak 1400tl olması demektir ki, bu rakam profesyonel bir bakıcı için çok az denilebilir. Üçüncü sebep ise, iyi seviyede İngilizce konuşabilen bir aday bulursanız, yalnızca bakıcı tutmuş olmaz, aynı zamanda özel İngilizce öğretmeni tutmuş olursunuz. Tüm bunları düşündüğünüz zaman 800$ çok yüksek bir rakam olmasa gerek.

Filipinli Bakıcılar Hakkında - Neden Filipinli Bakıcı?

Filipinler, ekonomisi orta seviyenin altında bir ülke olduğu için halkın gelir seviyesi çok düşük. Nüfusu 100 Milyonun üzerinde ancak asgari ücretin 300 dolar civarında olması ve erkeklerin pek çalışmamsı gibi sebeplerden ötürü ülke kadınları daha çok bakıcılık alanına yönelmişler. Bunda Filipinler’e yakın Hong Kong ve Singapur’da ki zengin ailelerin etikisi de büyük. Zamanla dünyanın pek çok ülkesine yayılmışlar. Dubai’den Avrupa’ya ve Rusya’dan Kanada’ya pek çok yerde tercih ediliyorlar. Hatta ülke bu alanla ilgili düzenlemeler bile yapmış ve Deniz Aşırı Ülkelerde Çalışanlar Müdürlüğü(Philippine Overseas Employment Administration) kurulmuş. Yurt dışında çalışabilmek için de Denizaşırı Çalışma Sertifikası almak gerekiyor(Overseas Employment Certificate).

Eğer bir Filipinli kadın yıurt dışında bakıcılık yapacaksa OEC sertifikası alması gerekir ve bu sertifika içinde yapacağı işe göre Ev Hizmetleri, Çocuk Bakıcılığı gibi bazı eğitimleri tamamlaması gerekiyor. Sonuç olarak Filipinli bakıcılar eğitimli, tecrübeli ve bu alanda kaliteleri tescillenmiştir. Üstelik ana dili İngilizce olan bir bakıcnın sizin çocuğunuza İngilizce öğretmeside Filipinli bakıcı tutmanın önemli bir diğer avantajıdır.